• editor@yazarkocum.com

Category ArchiveAtölye

kitap yayımlatma rehberi

Kitap Bastırma (Kitap Yayımlatma) Rehberi | Nasıl Kitap Yayımlatılır?

Kitap bastırma ve kitap yayımlatma süreçleri oldukça zahmetli süreçlerdir. Hatta o kadar zahmetlidir ki, nereden bu kitabı yazdım da bu işe girdim ben diye hayıflanabilirsiniz. Ya da bazı dolandırıcılara (yayınevi bile demek istemiyoruz onlara) paranızı kaptırabilir ve bütün hevesiniz kursağınızda kalabilir. Bu nedenden dolayı size küçük çaplı bir kitap bastırma ve kitap yayımlatma rehberi hazırladık.

kitap yayımlatma rehberi

Kitap Bastırma (Kitap Yayımlatma) Rehberi

Dolandırıcılara dikkat edin: Öncelikli olarak kitap bastırma sürecinde dolandırıcı yayınevlerine dikkat edin. Girişte de değindiğimiz gibi dolandırıcı yayınevlerine paranızı kaptırmanızla kalmaz, bütün hevesiniz de kursağınızda kalır. Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olmak için kitap bastırma dolandırıcılığı nedir isimli yazımıza göz atabilirsiniz.

Kitaptan ne istediğinize karar verin: En baştan yazdığınız eserle alakalı amacınıza karar verin. İnsanlara faydalı olmak mı, imaj ve itibar yükseltmek mi, reklam yapmak mı, para kazanmak mı gibi soruları kendinize sorun. Ve lütfen bu sorulara samimiyetle ve dürüstçe cevap verin. Vereceğiniz yanıt sizi en baştan yönlendirmeye başlayacaktır.

Kısa bir özet hazırlayın: Kaleme aldığınız eserle alakalı olarak birkaç sayfalık kısa bir özet hazırlayın. Hatta bunu senaryo tekniklerinde kullanılan sinopsis tarzında yazın. Kitabın sonundaki sürpriz sonu en baştan sinopsis içerisinde anlatın. Neden mi bunu yapıyoruz, birazdan değineceğiz.

Mutlaka özgeçmiş yazın: Her şeyden önce kısa bir özgeçmişinizi kaleme alın ve kenara koyun. Nasıl ki iş başvurularındaki CV’ler önemliyse, yayınevlerine dosya başvurularında da özgeçmişleriniz oldukça önemlidir. Mümkünse özgeçmişinizin bir kısmını yazın dünyasına ayırın. Daha önce nerelerde yazdınız, hangi dergi ve sitelerde yazılarınız yayımlandı, yazarlık kursları aldıysanız kimlerden aldınız gibi bilgileri sonuna eklemeyi unutmayın.

Kitap hakkında rapor yazın: Eseriniz hakkında mutlaka ama mutlaka bir rapor hazırlayın. Kitap raporunun ne olduğunu bilmiyorsanız size açıklayalım. Eseriniz hakkındaki temel bilgiler, yani türü, sayfa veya kelime sayısı, anlatıcı bakış açıları, anlatım teknikleri, teması gibi bazı temel bilgileri içeren bir bilgi notudur rapor. Ek olarak raporun devamında yukarıda bahsettiğimiz kısa özeti ekleyebilirsiniz.

Kitap yayımlatma konusunda kendinize güvenin!

Sosyal medyanın gücü: Raporunuzda veya özgeçmişinizde varsa mutlaka sosyal medya hesaplarınıza yer verin. Özellikle İnstagram, Twitter veya Youtube gibi mecralardaki takipçi sayınız fazlaysa buna mutlaka ama mutlaka değinin. Ne de olsa yayınevleri ticari işletmelerdir ve sizin reklam gücünüzü görmek isteyeceklerdir.

Satış gücünüzü gösterin: Eğer sosyal çevreniz fazlaysa veya mesleğiniz gereği kitlelere hitap edebiliyor ve satış gücünüz oluşuyorsa bu konuya mutlaka ama mutlaka raporda yer verin!

Türünüze göre bakın: Kaleme aldığınız eserin türüne göre yayınevi araştırması yapın. Mesela sadece akademik veya araştırma kitapları yayımlayan bir yayınevine roman dosyası göndermeniz asla işe yaramayacaktır.

Sabırlı olun: Yayınevlerine dosyanızı gönderdikten sonra sabırlı olun. Çünkü yayınevlerine sizlerin ki gibi günde onca dosya yollanmaktadır. Editörlerin okuması, okuduktan sonra raporlaması, üst yönetime sunması gibi süreçler aylar alacaktır. Zırt pırt yayınevini arayarak kendinizi hatırlatmanız ters tepebilir.

Editörlerin işini kolaylaştırın: Yukarıda bahsettiğimiz raporunuzu mutlaka eserinizle birlikte yollayın. Çünkü editörlerin bütün dosyayı okumasıyla rapora okuması arasında büyük fark vardır. Raporda ilgisini çeken bir nokta olursa, sizin eserinize daha öncelik tanıyacağı kesindir. Rapor yazamam diyorsanız, birazcık masraf yapın ve bir editörden size rapor yazmasını rica edin veya bizden destek alın.

Eseriniz çalınmaz korkmayın: Yayınevleri gönderdiğimiz dosyayı alıp kendi basar mı diye korkmayın. Bahsettiğimiz gibi günde onlarca dosya almaktadırlar. Kitabı çalmak yerine sizinle uygun bir şekilde anlaşıp kar etmek isteyeceklerdir.

Notere gerek yok: Eserinizi noterde onaylatmak en mantıklı iştir ama bir hayli masraflıdır. Her bir sayfa için servet ödemenize gerek. Teknoloji çağındayız. Eserinizi kendinize veya güvendiğiniz birisine e-posta yoluyla gönderin. Böylelikle eserin zaman olarak tescilini yapmış olursunuz. O da olmazsa çıktı alıp, bir zarfa yerleştirin, sıkıca kapatın ve kendinize iadeli taahhütlü posta yollayın. Ama gelen postayı yırtmayın. Zarfın üzerindeki tarih eserinizi garanti altına alacaktır.

Korkmayın, bir bilene danışın: Daha önce kitap bastırmış eşiniz, dostunuz veya tanıdığınız varsa mutlaka onlara danışın.

Gölge yazarla çalışın: Eğer eserinizin niteliğine güvenemiyorsanız ya da daha kaliteli hale getirmek istiyorsanız, bu işi meslek haline getirmiş profesyonel gölge yazarlarla çalışabilirsiniz. Gölge yazarlık hakkında bilgi almak için tıklayabilirsiniz. 

 

 

 

 

kitap bastırma dolandırıcılık

Kitap Bastırma Dolandırıcılığı Nedir? (Kitap Yayımlatma Dolandırıcılığı)

Kitap bastırma dolandırıcılığı mı? Kitap yayımlatma dolandırıcılığı mı? Bunlar da neymiş? Kitap bastırma dolandırıcılığı da olur mu be kardeşim? Bu yazıyı görür görmez eminiz ki çoğunuz bu tepkileri verdi. Ama maalesef böyle bir dolandırıcılık çeşidi var. O kadar çok kişinin ağzı yandı ki hem de! Gelin hep birlikte kitap bastırma dolandırıcılığı (kitap yayımlatma dolandırıcılığı) nasıl oluyor bir bakalım!

kitap bastırma dolandırıcılık

Kitap Bastırma Dolandırıcılığı nedir?

Gece gündüz çalıştınız, klavye veya defter başında vakit harcadınız, ilham perileri ile oynaştınız  ve ortaya bir eser çıkardınız. Kolay değil, aslında bir çocuk dünyaya getirdiniz. Herkes gibi çocuğunuzu emin ellere teslim etmek ve kaliteli bir yayınevinde yayımlatmak istiyorsunuz. İnternete girdiniz, Google veya başka bir arama motoruna kitap bastırma, kitap bastırmak ya da kitap yayımlatmak yazdınız ve arattınız.

O da ne? Karşınıza onlarca yayınevi reklamı çıktı! Kimisi en uygun fiyatı garanti ediyor, kimisi en kaliteli kağıdı, kimisi ücretsiz basmayı, kimisi de bir adet bile basarız diyor. Sitelere giriyorsunuz, fiyatlara bakıyorsunuz, aklınıza yatan bir yayınevine mesaj atıyor veya arıyorsunuz. Fiyatta makul bir pazarlık daha yaptıktan sonra anlaşma sağlıyorsunuz. 

Kitap yayımlatma dolandırıcılığı başlıyor!

Pazarlığınızı yaptınız, sözleşme imzaladınız, parayı verdiniz. Örnek olarak 1000 adet kitap için anlaştınız. Bunun belli bir adedini, mesela 100 adedini size anlaşma gereği size verecekler. 

Aradan vakit geçiyor. 100 adet kitabınız geliyor. Of be! Süper bir kitap olmuş! Sonunda emeklerimin karşılığını aldım! Hemen içine, künyesine bakıyorsunuz. ISBN numarası var. Şahane! Arkasına bakıyorsunuz. Bandrolü var.

Her şey süper. E-Devlet bandrol sorguya giriyorsunuz, TC numaranızla bandrol sorgusu yapıyorsunuz, gerçekten de 1000 adet bandrol alınmış. Sonra internete isminizi veya kitabın ismini yazıp aratıyorsunuz. Off, tonla kitap satış sitesinde kitabınızın satışı var. Harika! Daha ne olsun!

Kitap bastırma dolandırıcılığı burada!

Aradan vakit geçiyor. Bir yakınınız diyor ki, geçen gün internetten kitabını almak istedim, sipariş verdim, bir hafta sonra tedarik edilemedi diye yanıt geldi.

Tabi bu duruma şaşırıyorsunuz. Nasıl olur? 1000 adet basıldı, 100 adet bana geldi, 900 adet yayınevinde. Sonra yayınevini arıyorsunuz, soruyorsunuz. Size kitabınızın hepsinin dağıtımda olduğunu, bu yüzden internet satış sitesinin siparişini veremediklerini söylüyorlar. Eh, olsun. Ne de olsa dağıtımda kitap. Bu da bir şey…

Bu da bir şey mi?

Hayır, değil!

İşte dolandırıcılık burada başlıyor. Size 1000 adet bastığını söyleyen yayınevi aslında 1000 adet basmıyor. Sadece size vereceği kadar, mesela 100 adet basıyor. Yüz birinci kitap yok. Hatta o yüz kitabı matbaada bile değil, ofislerindeki fotokopi benzeri bir cihazla yapıyorlar.

Ama nasıl olur? 1000 adet bandrol almışlar?

Evet, alabilirler. Bunda hiçbir sorun yok. Bandrol dediğiniz ucuz bir şey. 1000 adet bandrol hadi olsun 40-50 TL. Evet, yalan değil, gerçekten bandrol. Eseriniz de Kültür Bakanlığına kayıtlı, hiçbir sorun yok. Ama sorun kitabın devamının olmamasında. 

Tabi aradan biraz daha vakit geçiyor. Eh, eş, dost, akraba o kadar laf etti, kitabı bulamadık dedi, zorunuza gidiyor. Elinizdekileri de hediye olarak dağıttınız. Yeniden soruyorsunuz. Yayınevi kitabın hepsinin satıldığını, tükendiğini ve ellerinde kalmadığını söylüyor. Hatta isterseniz ikinci baskıyı yapabileceklerini de ekliyor. Ne güzel değil mi!

Gerçekten güzel mi?

Hayır, değil!

Aslında sizi ikinci kez dolandırmanın peşindeler. Olmayan kitapların parasını sizden alarak bastık diye kandırmanın peşindeler. 

Bu bahsettiğimiz durum inanın istisna bir durum değil. Sayıları azımsanmayacak kadar yayınevi böyle bir dolandırıcılığın merkezindeler maalesef. Bu konuda yaşanmış o kadar çok hadise var ki. Hem paranız, hem itibarınız boşa gidiyor. Dahası bütün hevesiniz kursağınızda kalıyor. 

Durumu fark ettiniz. Vazgeçmek veya yayınevi değiştirmek istiyorsunuz. Maalesef artık geç, çünkü kapı gibi bir sözleşme var. Sözleşmede geçen süre boyunca bu kahrı çekmeye mecbursunuz. Hele de 99 yıllık bir sözleşme varsa, o kitabı unutun gitsin. Ya da yayınevinin insafına bakıp, karşılıklı feshetmek için çaba gösterin.

Şaşıracaksınız!

Ek bilgi: Sizden kalan o 900 bandrol var ya, onları da başka bir dolandırıcılık için kullanıyorlar. Mesela kendi bünyelerinde satış ritmi iyi olan telifli bir kitap var. Kitap basıldıkça yazarına alınan bandrol adedi kadar telif ücreti ödüyorlar. O kitaptan fazla fazla basıp sizin bandrolünüzü o fazla basılanlara yapıştırıyorlar. Kitabın yazarı ise elbette bu durumdan habersiz. Böylelikle sizin bandrolünüzü de başka bir yazarı dolandırmak için kullanıyorlar.

Bir başka kitap bastırma dolandırıcılığı: SÜB

Bir başka kitap yayımlatma dolandırıcılığı ise SÜB-sipariş üzerine baskı yöntemiyle gerçekleşiyor. Genelde merkezleri yurtdışında gözüken (aslında sadece kağıt üzerinde) bazı yayınevleri var. Bunlar SÜB teknolojisi ile kitaplarınızı basıyoruz diyerek ilan veriyorlar. Ya da yüksek lisans ve doktara tezleri gibi açık kaynaklardan eserleri bulup sizinle temasa geçiyorlar.

SÜB teknolojisi diye afili bir laf ederek tavlamaya çalışıyorlar. SÜB dedikleri ise sipariş üzerine baskı. Sizinle sözleşme imzalayıp yayın haklarını devralıyorlar. Ee, siz de kitabınızı görmek istiyorsunuz. Kaç adet dilerseniz, size bir fiyat verip sizden o kadar para istiyorlar. Başta dediğimiz yurt dışında görünme olayını da bahane ederek yok kargosu, yok ıvırı, yok zıvırı derken ek ücretler ekleniyor. Fotokopi makinesinden çıkma kitapları size yolluyorlar.

Bir önceki dolandırıcılığa benzer bir şekilde de internet kitap satış sitelerine yok çekiyorlar. Kişinin doğrudan yayınevinden almasını sağlıyorlar. Tabi yine bir adet kitap için tonla maliyet çıkarıyorlar. En sonunda ise aynı durum, sözleşmenizden dolayı eseriniz adamların elinde resmen rehin kalıyor!

Dolandırıcı olmayan yayınevlerini nasıl anlarım?

Evet, karamsar bir tablo çizdik. Ama dolandırıcılık yapmayan ve işini hakkıyla gerçekleştiren o kadar çok yayınevi var ki. Onların hakkını asla yiyemeyiz.

Peki o yayınevlerini nasıl anlarsınız?

Bilindik ve rüştünü ispatlamış yayınevlerini anlatmaya gerek yok zaten. Bahsettiğimiz tarzda ismi-cismi bilinmedik dolandırıcı yayınevlerini anlamak ise aslında çok basit. Aşağıdaki yöntemleri kullanarak rahatlıkla bu yayınevlerini tespit edebilirsiniz.

  • Şikayet sitelerine bakın: Şikayet Var benzeri sitelerde araştırma yaparak yorumlara bakın. Sizden önce dolandırılan varsa iyi kötü ortaya çıkar.
  • İnternet satış sitelerindeki kitapları inceleyin: Kitap Yurdu sitesi size iyi ipucu verecektir. Burada dikkat etmeniz gereken o yayınevinin kitaplarında SATIŞ YOK veya SATIŞ DIŞI ya da TÜKENDİ ibareleridir. Elbette bir kitap normal bir şekilde tükenmiş olabilir. Ama yayın tarihine bakarak yakın tarihli bir kitapsa şüphe duyabilirsiniz. Ek olarak sayfanın altında kitabın daha önceden kaç adet satışının yapıldığı bilgisi var. Eğer satış bilgisi yoksa şüpheniz artabilir.
  • Eski yazarlara ulaşın: Şüphelendiğiniz yayınevinden kitap çıkarmış diğer yazarlara ulaşmaya çalışın. Sosyal medya bu anlamda size yardımcı olacaktır. O yazarlardan yayınevi memnuniyeti hakkında bilgi rica edin. Zaten dolandırıcı bir yayınevi ise anında size bilgi aktarılacaktır. Yok değil ise, işte size o yayınevi hakkında bilgi almak için güzel bir kaynak. Her şeyi o yazara çekinmeden sorun!
  • Bir bilene danışın veya kendiniz araştırın: Yukarıdakilere ek olarak yayın dünyası içerisinde tecrübe sahibi olan tanıdığınız birilerine mutlaka sorun. Eğer hiçbir tanıdığınız yoksa internete girin ve o yayınevinin ismini anahtar kelime olarak kullanıp arama motorlarında detaylı bir araştırmaya girin.

Umarım yazımız sizler için faydalı olmuştur. Sormak veya danışmak istediğiniz farklı bir konu olursa iletişim sayfamızdan ulaşarak çekinmeden bize danışabilirsiniz.

 

İlham perisi nedir? İlham perisi nasıl gelir?

Bütün sanatçıların ve sanatçı adaylarının en büyük beklentisidir ilham perisi. Özellikle edebiyat dünyasında ayrı bir yeri vardır. “İlham perim gelmedi, ilham perim olmadan yazamam, ilham perimin gelmesini bekliyorum,” gibi birçok farklı isyankar cümleyi sık sık duyarsınız. Hele ki siz de bir yazar veya yazar adayıyızsanız; ilham perisi ile başınız derttedir. Belki de hiç tanışmamışsınız. Peki nedir bu ilham perisi? İlham perisi nasıl gelir?

İlham perisi nedir?

İlham perisi kavramını açıklamadan önce, ilham kelimesine bakmak gerekir. İlham, en basit tarifiyle esinlenme demektir. Herhangi bir şeyden, herhangi bir konuda, üretkenliği besleyecek yaratıcı düşünce veya düşüncelerin oluşmasıdır. İlham kelimesi bu anlamıyla, esinlenmek kavramıyla iç içe geçmiş görünmektedir.

İlham perisi ise sanatçılara esin verdiğine inanılan bir peridir. Hemen hemen aklımıza gelen soru aynı: gerçekten de var mı bu peri? Varsa nasıl bir görüntüsü var? Hadi görüntüsünü geçelim, kapımızı çalıp bize misafir olsa kendisiyle nasıl iletişime geçeceğiz? Türkçe biliyor mu? Ne kadar çok soru birikiyor değil mi? Neyse, lafı uzatmayalım en iyisi.

İlham perisinin varlığına olan inanç ta antik çağlarda bile göze çarpmaktadır. Yunan mitolojisinde farklı isimlerle birçok ilham perisi geçmektedir. İlk başta sadece şiir tanrıçaları olan geçen bu perilerimiz, zaman içinde diğer kültür-sanat eylemleri ve bilimsel faaliyetlerde de esin kaynağı olduğuna inanılmıştır. Mesela Kalliope epik şiir ve destanlara ilham veren peridir. Kleio tarihi şiirlere ilham verirken, Euterpe ise müzisyenlere ilham sağlamaktadır.

Mitolojiye daha fazla girerek kafamızı karıştırmadan toparlayacak olursak, ilham perisi neredeyse bütün sanat alanlarında var olduğuna inanılan mistik bir güçtür. Evet, elle tutulup gözle görülmese bile, sanat ve edebiyatla uğraşan herkes bilir ki, kişiye yazma ve üretme motivasyonu sağlayan, yaratıcı fikirler sunan ve ortaya edebi veya sanatsal ürünler çıkmasını sağlayan tılsımlı bir an vardır. İşte bu ana, yaşanan o duruma ya da sürece, ilham perisinin gelmesi durumu denilmektedir.

Gerçekten de bizim gibi yazarların veya yazar adaylarının tıkandığı, açmaza girdiği anlarda birden çorap söküğü gibi kelimelerin akmasını sağlayan anlar çok yaşanmıştır. Bu anlar nadiren yazma eylemi esnasında gerçekleşirken, çoğunlukla bir yere giderken, yürürken, müzik dinlerken ya da duş alma, yemek yeme gibi günlük hayatın işlevleri esnasında da olabilmektedir. Gerek kurgu, gerek metin, gerekse bilgi aktarımı ile ilgili yaratıcı ve sanatsal fikirlerin gelmesi anı ilham perisinin geldiği andır. Peki yazarken ilham perimiz gelmemişse ne yapacağız? İlham perisinin geldiği anda yazmıyorsak ne olacak? İlham perimiz baş ucumuzda ve yazma anında yanımızda daha fazla kalmasını nasıl sağlayacağız? Gelin bazı ip uçlarına birlikte bakalım.

İlham perisi nasıl gelir?

İstikrarlı ve geniş zamanlı çalışın

Öncelikle ilham perisinden en etkin şekilde faydalanmak için, o geldiğinde hali hazırda çalışıyor olmak gerekir. Birçok yaratıcı yazarlık kursunda üzerinde durulan en önemli başlık budur. İlham periniz sizi çalışırken yakalamazsa hiçbir faydası olmaz. Boş boş bakar ve başını alıp çekip gider. Bu yüzden çalışmaya, çalışmaya azmetmeye ve istikrara çok önem vermelisiniz. Emin olun ki, siz ne kadar çok çalışırsanız, yazdığınız roman, öykü vb dosyanızın karşısında ne kadar istikrarlı vakit geçirirseniz ilham periniz o kadar sıklıkla gelecektir.

Not almayı unutmayın

İlham periniz pat diye çıkıp geldi. Siz başka bir işle meşgulken sizi yakaladı. Kulağınıza güzel güzel şeyler fısıldadı. Ne yapacaksınız? Tabi ki aval aval bakmak yerine not alacaksınız. O anda not kağıdını nereden mi bulacaksınız? Demeyin böyle şeyler. Tuvalette bile akıllı telefonlarımızla vakit geçirdiğimiz bir çağda cep telefonlarınızı es geçmeyin. Herhangi bir not programına anahtar kelime, kısa not veya geniş açıklamalı şekilde ilham perisinin fısıldadığı fikirleri yazın. En kötü ihtimalle yakın bir arkadaşınızı veya eşinizi arayın, gelen fikirleri tekrar edin ya da mesaj atın. İşte bu kadar basit.

Müzikten faydalanın

Boşa dememişler müzik ruhun gıdasıdır diye. Sessiz çalışma alışkanlığınız yoksa ilham perisini çağırmak için en etkili yöntemlerden birisidir müzik dinlemek. Fonda dinlendirici bir müzik her zaman işe yarayacaktır. Ya da yazacağınız sahneye uygun bir jenerik veya film sahnesi müziği ilham perinizi bağlayacaktır. Düşünsenize, gerilim dolu bir sahne kaleme alıyorsunuz, bu esnada fonda Jaws filminin meşhur iki notadan oluşan dın dın dın dın melodisi çalıyor. Canlandırın hayalinizde. İşe yaradığını göreceksiniz!

Uygun yazı fontu bulun veya sık sık değiştirin

Yazmanın temel ham maddesi kelimelerdir. Kelimelerin ise harfler. Harfler birer imaj olarak beyne mesajdır. Beyin mesajı alır ve işler. Ancak bunun yanı sıra bir de bilinçaltı devrededir. Görünen imaj bilinçaltını da harekete geçirir. Harfler ve kelimeler her ne kadar beyne mesajlar iletse de, bir o kadar kullandığınız yazı fontu bilinçaltınıza hükmeder. Bu yüzden yazarken sık sık farklı yazı fontları deneyin. İlgili dosyanızda en verimli yazdığınız yazı fontu neyse onunla devam edin. Bunu deneyin, aradı ki farkı göreceksiniz!

Sözlük okuyun

Sözlük okumak yazmak eylemin temel taşıdır. Kelime dağarcığı genişleyen bir yazar adayı, ham maddesi çoğalacağı için daha üretken olacaktır. İşte ilham perisi tam da bu esnada devreye girecektir. Yeni ya da konunun tam karşılığı kelimeleri kullandığınızda, ilham perisinin nasıl yanınızda bittiğini göreceksiniz!

Ters kurgu yapmayı deneyin

Kurgunuz hazır, yazmaya başladınız. Karakterinizle bütünleştiniz ve yola çıktınız. Hop, hiç olmadık yerde tıkandınız. E, kurgusu da hazırdı o sahnenin. Mesela karakteriniz evine gidecek, yemeğini yiyecek ve televizyon izlerken kötü bir haber alacak diyelim. Ama metni bir türlü istediğiniz kıvama getiremediniz. Olmuyor, gitmiyor. O an pat diye hesapta olmayan bir hareket çekin. Mesela eve gider ancak sürpriz: anahtarlarını iş yerinde unutmuş. İş yeri de çok uzak. Mecburen bir çilingir çağıracak. Gerekli mi böyle bir şey dediğinizi duyar gibiyim! Önyargılı davranmayın ve deneyin. Anahtarın iş yerinde kalması, çilingirin gelmesi gibi basit bir durumdan  kurgunuzun hiç tahmin etmeyeceğiniz bir şekilde etkilenebileceğini göreceksiniz. İşte o gelen çilingir, her ne kadar bir dekor karakter görünse de, belki de ilham perinizdir. İlham perisi bal gibi bir bıyıklı amcamız da olabilir. Deneyin!

Yazmak yerine silin

Kalem kağıdı elinize aldınız veya bilgisayar başına geçtiniz. Yok, tık yok. Bir kelime bile yazamıyorsunuz. O anda yazmayı bırakın ve eski yazdıklarınızdan silmeye başlayın. Bir kelime de olabilir onlarca sayfa da. Ama mutlaka silin. Metin budama denilen teknikle uzun cümleleri kırpın. Bunu yaparken ilham perinizin çıkıp geldiğini görünce şaşıracaksınız. Bu o an yazmaya başlayacağınız anlamına gelmiyor. Aslında silerek, yok ederek de yaratıcı fikirlerin çıkacağını fark edeceksiniz!

Elinizle değil ayağınızla yazın

Buraya kadar her şey normaldi, bu nereden çıktı? Ayakla yazmak da nedir yahu? Çok saçma! Bir daha düşünün çok mu saçma? Elleriniz olmasaydı, ayaklarınızla yazabilir miydiniz? Kalemi tutabilir ya da klavyenin düğmelerine basabilir miydiniz? Bunu deneyin. Unutmayın, dünyaca ünlü Sol Ayağım kitabı Christy Brown tarafından ayağıyla yazılmıştır. Ne kadar yazmaya isteklisiniz bedeninize bunu gösterin. Şayet başarırsanız, ilham perinizin bilinçaltınızdaki onlarca yaratıcı fikirle çıkıp geldiğini göreceksiniz!

Fotoğraf veya resimlerden faydalanın

Yazarken tıkandığınız zaman etrafınızda fotoğraf veya resimlere bakın. Hatta daha da ileri giderek, yazmak istediğiniz kısımlarla alakalı bazı anahtar kavramları internette aratın. Ama sadece görsel araması yapın. Çıkan sonuçlara uzun uzun bakın. İlham perinizin o görsellerden birisinde saklı olduğunu göreceksiniz!

Hayalet yazarlık nedir? Hayalet yazar kimdir?

Hayalet yazarlık kavramını ilk duyduğunuzda aklınıza ürpertici veya karamsar bir kavram gelebilir. Ama meraklanmayın, hayalet yazarlık, başka bir deyişle gölge yazarlık yayın dünyasının içerisinde var olan ve sıkça başvurulan bir yöntemdir.

Hayalet yazarlık nedir?

Hayalet yazarlık, çeşitli ve zorunlu nedenlerden dolayı yazma eylemini yerine getiremeyen kişilere verilen bir yazma desteğidir. Romandan öyküye, çocuk kitabından makaleye ve akademik eserlere kadar birçok farklı alanda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Birçok meslek dalında veya kariyer amacıyla yazılı bir ürün ortaya çıkarmak zorunludur. Ancak çoğunlukla zaman yetersizliği, başka işlerin yoğunluğu veya ilgili alandaki yazın yeteneğinin eksikliğinden kaynaklı olarak yazma sürecinde birçok sıkıntı ile karşılaşılmaktadır. Bu tarz durumlar için ise hayalet yazarlık birebir çözüm oluşturmaktadır.

Neden hayalet yazarlık?

Birçoğumuz çeşitli motivasyonlardan dolayı bir kitap veya benzeri yazılı bir eser sahibi olmak istemekteyiz. Kimimizin çocuklarımıza bir anı bırakmak istemesi, kimimizin hayalinin yazar olmak olması ya da kimimizin etkin bir kariyer sahibi olması için bir kitap yayımlamanın zorunlu hale gelmesinden dolayı kitap çıkartmamız öncelik kazanmaktadır. Ancak işlerimizin yoğun olması, yeteri kadar zamanımızın olmaması, yazma konusunda uzmanlığımızın bulunmaması gibi farklı birçok nedenden dolayı kitap veya yazılı eser üretememekteyiz. Böyle durumlarda profesyonel bir destek almak şarttır. Hayalet yazarlık hizmeti bu ihtiyacı karşılayan profesyonel bir destek hizmetidir.

Hayalet yazar kimdir?

Hayalet yazar, kurgusunu veya projesini sizin hazırladığınız eserin uygulamasını yapan kişidir. Yani sizin yerinize eserinizi kaleme alan profesyonel bir yazardır. Mesleği yazarlık olduğu için, çok daha kısa sürede etkin ve amacına uygun yazarak ihtiyaç duyulan eseri ortaya çıkarır. Eser sahibine dosyayı teslim ettikten sonra kimse tarafından bilinmez. Başka bir anlamda hayalet olur ve ortadan kaybolur. Bu yüzden kendisine hayalet yazar denilmektedir.

Hayalet yazarlık süreci gizli midir?

Hayalet yazarlık süreci tamamen gizli tutulur. Sadece eser sahibi olacak kişi ile hayalet yazar arasında iletişim sağlanır. Gerektiği takdirde eser sahibi ile hayalet yazar arasında gizlilik sözleşmesi imzalanır. Bu sayede eser sahibi garanti altına alınır. Gölge yazar hiçbir ortam veya platformda eseri kaleme aldığını beyan edemez, eser hakkında herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Sadece eser sahibi ile hayalet yazar arasında yapılan anlaşmadaki ücreti talep edebilir. Bunlar dışında hiçbir şekilde hak iddiasında bulunamaz. Gizlilik sözleşmesi ile işte tüm bu hukuki sorunu ortadan kaldırır ve süreci garanti altına alır.

Hayalet yazarlık yaygın mıdır?

Hayalet yazarlık kavramını birçoğumuz yeni duymuş olabiliriz. Ancak bu destek sanıldığının aksine hem ülkemizde hem de dünyaca oldukça yaygın bir destektir. Politikacılardan gazetecilere, akademisyenlerden sanatçılara kadar birçok kişi bu destekten doğrudan faydalanmaktadırlar. Avrupa ülkeleri ve Amerika gibi iş hayatının fazlasıyla yoğun ülkelerde oldukça yaygındır.  Özellikle bireysel üretimlerde etkin bir yöntemdir. Aşağıdaki gibi birçok başlıkta hizmetler verilmektedir.

  • Kurgusu ve projesi hazırlanan roman taslaklarında
  • Türü ve çeşidi planlanan roman taslaklarında
  • Çocuklarına sürpriz yapmak ve çocuğunun kahramanı olduğu çocuk kitaplarında
  • Kendisinin veya bir başkasının hayatının kaleme alınması istenen biyografi ve otobiyografi kitaplarında
  • Konu başlıkları belirlenmiş kişisel gelişim, araştırma ve inceleme kitaplarında
  • Notları tutulmuş ve başlıkları belirlenmiş gezi veya anı kitaplarında
  • Taslak çalışması temel seviyede yapılmış akademik kitap veya tezlerde
  • Alan araştırması veya alan uygulaması yapılmış bilimsel kitap, makale veya tezlerde

Hayalet yazarlık hizmetinden nasıl faydalanabilirim?

Bu hizmetten faydalanmak veya daha detaylı bilgi almak için bizimle gönül rahatlığıyla iletişime geçebilirsiniz. Alanlarında uzman gölge yazarlarımızdan destek alabilirsiniz. Daha önce hazırladığı eserleri birçok farklı kulvarda yayımlanmış uzmanlarımız size hizmet etmeye hazır! Detaylı bilgi almak, gölge yazarlarla temasa geçmek ve eser sahibi olmak  için iletişim sayfamızdaki formu doldurabilir veya editor@yazarkocum.com adresine elektronik posta atarak iletişime geçebilirsiniz.

Yazar koçu nedir? Yazar koçu kimdir?

Yazar koçu, en yalın haliyle bir yazarın yol arkadaşıdır. Bilindiği üzere son zamanlarda hayatımıza giren ve geçtikçe önemli bir yer kaplayan bir kavramdır koçluk. En kısa tanımıyla koçluk, yol arkadaşlığı demektir. Hayatımızın herhangi bir aşamasında karşılaştığımız bir sorun ya da üstesinden gelmek istediğimiz bir iş olduğunda, o konunun uzmanı bir koçtan destek almak artık kaçınılmaz hale gelmiştir.

Koçluğun kendi içinde birçok bölümleri mevcuttur. İlk olarak ve en geneli yaşam koçudur. Bunun yanı sıra eğitim koçu, ilişki koçu, cinsellik koçu, spor koçu gibi birçok uzmanlık alanı bulunmaktadır. Yazar koçu ise, tüm bu koçluk uzmanlık alanlarındaki en yenilerinden bir tanesidir.

Yazar koçu tam olarak kimdir? Ne iş yapar?

Konuyu şöyle ele almak en doğrusu. Herhangi bir edebi alanda yazmak istiyorsunuz ve en büyük hayaliniz yazar olmak mı? Ya da hali hazırda yazmaya başladınız ancak birçok konuda karşınıza engeller mi çıkıyor? Peki birisi size bu engelleri aşmanızda yardımcı olsa, size yol arkadaşlığı yapsa, çekincelerinizi bilse ve size işinize yarayacak pratik tavsiyelerde bulunsa ne kadar güzel olur değil mi?

İşte tam da burada karşınıza yazar koçu çıkmaktadır. Çünkü yazar koçu, yazarın veya yazar adayının yol arkadaşıdır. Yazarın veya yazar adayının olası çıkmazlarında, moral ve motivasyon düşüklüklerinde, proje başlangıcı ve devam ettirilmesindeki önemli noktalarda bir rehberdir. Amacı ve görevi, yazarın veya yazar adayının eserinin ortaya çıkarılmasında sonuna kadar etkin destek sağlamaktır.

Yazar koçu hangi destekleri sunar?

Yazar koçu yazarın veya yazar adayının yazın hayatında karşılaşması birçok sorun ve eşik taşlarında geniş bir yelpazede destek sunar. Yazar koçunun sunabileceği bazı destekleri sıralayacak olursak;

  • Yazma öz güveninin oluşturulması
  • Nitelikli konu\alan araştırması
  • Yazma hedefinin belirlenmesi
  • Kişiye özel hangi teknikle yazılacağının belirlenmesi
  • Yazma motivasyonunun sağlanması
  • Yazmaya yönelik zaman yönetimi planlanması
  • Yazma disiplininin güçlendirilmesi
  • İstikrarlı yazma eyleminin sağlanması
  • Yazın süreci ve sonrasında etkili iletişim yollarının planlanması
  • Eserin reklamına yönelik yol haritalarının belirlenmesi
  • Eserin yayımlanmasına yönelik yol haritalarının belirlenmesi
  • Yazar kimliği imajının kurgulanması ve uygulanması

Bir yazar koçu ile nasıl iletişime geçebilirim?

Alanında uzman yazar koçlarımızla tanışma, daha fazla bilgi edinmek, yazma serüveninizde profesyonel destek almak ve başarıya ulaşmak için editor@yazarkocum.com adresine e-posta yollayabilir ya da iletişim sayfamızdan mesaj atabilirsiniz.